İSTANBUL BAROSU DAVASI'NDA TBB'NİN FER’İ MÜDAHALE TALEBİ KABUL EDİLDİ

1540

TBB BAŞKANI AV. R. ERİNÇ SAĞKAN: BU DAVA TÜRKİYE'DE HAKKI HUKUKU ZEDELENEN HERKESİN DAVASIDIR

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. R. Erinç Sağkan, Yönetim Kurulu üyeleri, çok sayıda Baro Başkanı ve avukat; İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ile Yönetim Kurulu üyeleri hakkında görevlerine son verilmesi talebiyle açılan davanın, 4 Mart 2025 tarihli ilk duruşmasına katıldı.

İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen duruşmada TBB Başkanı Av. R. Erinç Sağkan ile birlikte Başkan Yardımcısı Av. Bahar Gültekin Candemir, Genel Sekreter Av. Ahmet Erdem Ekmekçi, Yönetim Kurulu Üyeleri Av. Melih Yardımcı ve Av. Ali Bayram ile Başkan Danışmanı Av. Veli Küçük de yer aldı.

TBB'nin İstanbul Barosu yanında Fer’i müdahale talebini kabul eden mahkeme, duruşmayı 21 Mart 2025 tarihine erteledi.

Mahkeme çıkışı TBB Başkanı Sağkan, Yönetim Kurulu üyeleri, İstanbul Barosu Başkanı Av. İbrahim Kaboğlu ve Yönetim kurulu üyeleri ile Baro Başkan ve temsilcilerinin katılımıyla bir basın açıklaması yapıldı.

Sağkan, burada yaptığı açıklamada Çağlayan Adliyesi'nde bir tarafta Halk TV gazetecilerinin yargılandığı davanın ilk duruşması, bir tarafta ise İstanbul Barosu Başkan ve Yönetim Kurulu üyelerinin görevden alınmalarına ilişkin davanamenin ilk duruşması olduğunu hatırlattı.

"Gazeteciler hakkında bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs suçundan verilen beraat kararı ve kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kaydetme ve ifşa suçu bakımından tefrik ve uzlaşma müessesesinin uygulanmasına ilişkin kararı olumlu bulmakla birlikte, yaşanan bu hukuki süreç, soruşturma aşamasındaki usulsüzlüklerin üstünü örtmemektedir" diyen Sağkan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bildiğiniz üzere bu olay nedeniyle bir ayı aşkın süredir bir gazeteci tutuklu bulunuyordu. Bu süreçte, barolarımız ve TBB, ifade hürriyeti çatısı altında basın özgürlüğünün öneminin ve bu özgürlüğün aynı zamanda halkın haber alma hürriyetini ilgilendirdiğinin altını çizmiş, soruşturma aşamasında gözaltıların gözdağına, tutuklamaların ise artık bir cezalandırmaya dönüşmesinin hukuk devletinde yerinin olmaması gerektiğini önemle ifade etmiştik. Bugün Asliye Ceza Mahkemesi’nde verilen karar, bir hakkın iadesi ve hukuka uygun bir karar olmakla birlikte geçtiğimiz bir aylık süreçte yaşanan hak mağduriyetlerini ise tüm çıplaklığıyla ortaya çıkartmıştır. Türkiye’de yargının araçsallaştırılmasının yarattığı hak ihlalleri konusundaki uyarılarımızın ve söylemlerimizin de ne kadar doğru olduğu bir kez daha anlaşılmıştır."

BU DAVA 85 MİLYONUN ORTAK DAVASIDIR

İstanbul Barosu Başkan ve Yönetim Kurulu üyelerinin görevden alınması istemiyle yürütülen yargılama ile gazetecilerle ilgili yürütülen yargılamanın organik bir bağı bulunduğunu kaydeden Sağkan, "İstanbul Barosu’na karşı açılan dava sadece İstanbul Barosu’na değil, Türkiye’de tüm Barolara ve Türkiye Barolar Birliği’ne, başta ifade hürriyeti ve basın özgürlüğü olmak üzere hak ve hürriyetlerin gasp edilmesine 'sesinizi çıkartmayın' davasıdır" ifadelerini kullandı.

Sağkan sözlerine şöyle devam etti:

"Baro Başkanımızın ve Yönetim Kurulu üyelerinin Avukatlık Kanunu’nun 77. maddesine dayandırılarak görevden alınmaları talebiyle açılan dava, Cumhuriyet tarihimizde ilk defa gördüğümüz bir uygulamadır. Cunta döneminde dahi bu uygulamaya tevessül edilmemiştir. Bu uygulamaya ilişkin bugün yürütülen yargılamada Anayasaya açık aykırılık iddiasının mahkeme tarafından ciddiye alınmaması çok büyük bir eksikliktir. Baroların fer'i müdahillik taleplerinin reddedilmesi de açıkça hukuka aykırıdır. TBB’nin fer'i müdahillik talebinin kabul edilmesi ise hukuka uygun ve olumlu bir karardır. Bugün beklentimiz bu haksız ve hukuka aykırı uygulamaya Sayın Mahkemece bir son verilmesi idi, ancak 21 Mart’ta yapılacak duruşmada da tekrar dayanışma ile tüm barolar ve TBB bu haksızlığa hukuksuzluğa karşı çıkmaya devam edecektir. Bugün görülen dava, İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetimi ile sınırlı bir dava değildir. Bu dava 85 milyonun ortak davasıdır. Bu dava Türkiye’de hakkı hukuku zedelenen herkesin, her kesimin davasıdır ve öyle olmalıdır."


Haber ile ilgili Görseller

Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle